5 ADIMDA MARKALAŞMA

Antalya’nın sağlık turizminde markalaşması amacıyla sektör temsilcilerini ve iş insanlarını bir araya getiren ASKON, fiyat, konum, kalite, hız ve ulaşım olmak üzere 5 maddede başarıya ulaşmak için yapılması gerekenleri konuştu.

5 ADIMDA MARKALAŞMA
20 Mayıs 2022 - 13:38
Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Antalya Şubesi ve sağlık sektörü iş birliğiyle Sağlık Turizmi paneli düzenlendi. Kaleiçi’ndeki bir otelde Ekonomi Gazetecileri Derneği Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Celal Toprak moderatörlüğünde gerçekleştirilen program, sağlık sektörü temsilcileri, sivil toplum kuruluşu yöneticileri ve basın mensuplarıyla bir arada yapıldı. Sağlık turizminde yükselen potansiyeli iyi değerlendirmek için atılması gereken adımların konuşulduğu toplantıda “Antalya’da sağlık turizmi nasıl yapılmalı?” “Sağlık Turizminde Markalaşma nasıl olur” sorusuna yanıt arandı.  
FUAR İLE TAÇLANDIRALIM
Programda konuşan ASKON Başkanı Cahit Urfan, “Antalya’ya sağlık turizmi yönünden baktığımız zaman yüksek gelir kaynağı olan ancak ciddi sıkıntıları da barındıran ve verimli bir veriye ulaşamadığımız bir alan olduğunu görüyoruz. Katma değeri çok yüksek olan bu hizmette başarılarımızı ortaya koymak gibi bir sorumluluğumuz var. Antalya bu noktada, bir tatil yeri, tarihi atmosferi ve sektörleri buluşturan potansiyeliyle iç içe geçmiş bir şehir. Jeopolik konuma baktığımız zaman dünyada saç ekiminden estetiğe sağlığın birçok alanında şehrin tercih edildiğini görüyoruz. Bu nokta itibarıyla çalışmaların başındayız. Sağlık Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndaki diyaloglarla bu alandaki çalışmaların daha en başında detaylandırılması gerekiyor” dedi.
Urfan, “ASKON olarak önümüzdeki tüm organizasyonlarımızda sonuç elde ettik. Sözlü eylemlerden fiilini eylemlere de geçtik.  Fikirlerimiz olabilir, fikirlerimiz meyve vermez ise hiçbir şey ifade etmez. Umarım bu paneli önümüzdeki süreçte bir fuar ile taçlandırabiliriz. Hem Antalya’mız hem devletimize kazandırmış oluruz. Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi ‘Antalya dünyanın en güzel şehri’ ve biz buna önem veriyoruz. Evlatlarımız bu şehri bizlerden miras olarak devraldıklarında bizden yana bir şikayette bulunmamaları lazım” diye konuştu.
ŞEHİR TERCİH EDİLİYOR
Medipol Üniversitesi Hastanesi Uluslararası Hasta Hizmetleri Koordinatörü Uygar Üstün de konuşmasında “Biz 80’li yıllarda kendi içimizde sağlık hizmetlerini yeterli düzeyde alamıyorken sağlık turizmini konuşamıyorduk. 2000’li yılların başında bunu konuşmaya başladık. Önce kalite arttı ve maliyetler dengelendi. Daha sonra sahip olduğumuz avantajlar sayesinde dışarıya açıldık. Bunlar fiyat avantajı, turizm destinasyonu olma, kaliteli hizmet sunumu, hızlı hizmet, ulaşım imkanları gibi özelliklerimiz bizi ön plana taşıdı. Ancak turizm destinasyonu olmanın avantajı yanında, dezavantajı da var. Tıp eğitimi pahalı bir eğitimdir. Tıp teknolojileri AR-GE bakımından en pahalı cihazlardan oluşur. Ciddi manada özveri gerektirir. O yüzden sağlık hizmetleri asla ucuz olmamalıdır. Rekabetçi fiyat politikasıyla hiçbir yere varamayız. Biz önce destinasyonlar, sonra sağlık kurumları olarak birer marka olmaya odaklanmalıyız” diye konuştu.
“Biz 2000’li yıllardan itibaren kalite arttı, maliyetler dengelendi ve dışa açıldık. Fiyat avantajı, turizm destinasyonu olma, kaliteli hizmet sunumu, hızlı hizmet, ulaşım imkanları gibi özelliklerimiz bizi ön plana taşıdı. Ancak turizm destinasyonu olmanının deznavantajı da var. Bize turizm hizmetini ölü fiyata almak gibi bir niyetle yaklaşıyorlar. Oysa tıp eğitimi pahalı bir eğitimdir, ciddi özveri gerektirir ve tıp teknolojileri en pahalı  cihazlardan oluşur. Hizmetimiz asla ucuz olmamalı. Rekabetçi fiyat politikasıyla hiçbir yere varamayız. Önce destinasyon, sonra kurumlar olarak birer marka olmaya odaklanmalıyız” dedi.  
Amerika ve Almanya’nın sağlık turizminde ilk sıralarda gösterildiği uluslararası yayınlarda Türkiye’nin 4’üncü, 5’inci sırada gösterildiğini söyleyen Üstün, “Aradaki fark o kadar büyük ki bu bizi mutlu etmiyor. İnsanlar Antalya’ya tatile gelmişken burada saçını, dişini de yaptırsın mantığıyla hareket edersek bu farkı kapatamayız. Aracı kurumların iyi eğitimli olması ve bizi iyi temsil etmesi lazım. Dil bariyeri bu alanda çözülmesi gereken en önemli sorun. Sağlık çok hassas bir alan olduğu için doğru bilgilendirme çok önemli. Ucuz değil ulaşılabilir fiyatla hizmet satalım. Bireysel değil kurumsal çalışalım. Alaylı değil eğitimli, kayıtsız değil sertifikalı kurumlarla bu hizmeti sunalım” ifadelerini kullandı.
DÜNYADA MERKEZ OLURUZ
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkan Yardımcısı ve Lokman Ecza Deposu Yönetim Kurulu Başkanı Hatice Öz, Antalya’nın sağlık turizminde önemli avantajlar barındırdığını belirterek, “Hekimlerimizin kalitesi yüksek, sağlık hizmetini iyi biliyoruz ve aynı zamanda turizmi de çok iyi biliyoruz. Zaten iyi olduğumuz bu iki konuyu birbiri ile entegre etmeliyiz. Burada dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var. Öncelikle sistem kurulması ve sürdürülebilir olmasına yönelik desteklerin verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Diğer önemli konu rekabet. Yaptığımız işin değerini bilip, ona göre fiyatlandırmamız gerekiyor. Antalya, 1985 yılından itibaren turistlere sağlık hizmeti verdiği için avantajlı. Sağlıkta birçok alanda iyiyiz. Bu sayede Türkiye'yi hiç bilmeyenler de gelecektir. Hizmet ağını bölge bölge yaymalıyız. Sağlıkta her hizmeti ihraç edebilir hale gelmeliyiz. Bu aşamada yapmamız gereken sorunları ön plana çıkarmaktan ziyade markalaşmaya odaklanmak” gerektiğine vurgu yaptı.
Antalya’da Turizmde sadece Rus ve Alman turiste hizmet edildiğini ancak sağlık turizminde dünyanın birçok ülkesinden talep olduğuna değinen Öz, “Sağlık turizminde Brezilyalısı da geliyor. İngiliz’i de geliyor. Antayanın nerede olduğunu bilmeyen Şili’den bir adam da geliyor. Gelecek olan sağlık turizmi hastası bir süre sonra turist olarak ta gelemeye başlayacak. Turizme de doğal olarak fayda sağlayacak” diyerek sağlık turizminin, turizmde aranan kaynak pazar ihtiyacını da karşılayacağını ifade etti. Öz, “Sağlık turizmini iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Planlı kısım önemli, 5 yıllık 10 yıllık değil 50 yıllık planlarımız olması gerekiyor. Tüm dünyada sağlık turizminde bir merkez haline geleceğimize hiç şüphem yok” dedi.
SAĞLIK HANUTÇULUĞU
ASKON Sağlık Sektör Başkanı Zeynep Akçakaya Akpolat, Sağlık Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş sağlık turizmi acentelerine değindi. Akpolat, “Bizim bünyemizde farklı dillerde 15 tercüman var. İlgili dallarda eğitimlerini almış ve belgelendirmiş kurumlarız biz. Ancak Antalya’da taksicisinden halıcısına pek çok alanda esnaf sağlık turizmi yapıyor. Turistin sorması yeterli, hemen o konuda uzman oluyorlar ve turisti alıp bir hastaneye ya da kliniğe götürüyorlar. ‘Dişi ağrıyormuş, bize ne vereceksiniz?’ diyerek turisti kapı kapı gezdirenler var. Sağlık hanutçuluğu denebilecek bu sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı ile görüşmeler yapıyoruz, bölgede yaşanan bu tür sorunları rapor halinde aktarıyoruz. Yükselen taleple birlikte klinik sayısında da hızlı bir artış oldu. Örneğin Antalya’da son 3-4 ayda açılan 400 civarında diş kliniği var. Oysa Sağlık Bakanlığı’nın yetki belgeli klinik listesinde bunların sadece 50’ye yakını yer aldı. 350’si yetki belgesi olmadan açılmış klinikler. Bu alanda da bir konrtol ve sınırlamaya ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz” dedi.
KAYIT DIŞI İLE MÜCADELE
Güvenilir Ürün Platformu Başkanlarından, Eczacı Özlem Gözaçan, sağlık turizminde kayıtdışı ile mücadele konusunu değerlendirerek “Antalya’nın turistik merkezlerinde birçok aracı firma, yabancı turistleri özel araçlarla alıp alışveriş merkezlerine de götürüyor, sağlık kurumlarına da götürüyor. Onlar üzerinden gelir elde ediyorlar. Hizmet alacak kişinin ‘Acaba beni kandırıyorlar mı?’ algısına kapılmasının önüne geçecek merkezi kontrolü olan bir sisteme ihtiyaç var. Biz turizme dev katkılar sağlayacak bu alanı belirli kurallar dahilinde sertifikalı bir hizmete dönüştürmek zorundayız. Uluslararası temaslar için fuarlarla broşür dağıtmak yeterli değil. Yurt dışında bağlantıları sağlayan, güvenilir firmaların sağlık hizmetlerimize aracı olması lazım. Bu sayede Türkiye sağlık turizmi alanında en çok tercih edilen ülkelerden biri olacaktır” şeklinde yorumladı.
‘MERDİVEN ALTI RAPORU SUNDUK’
ASKON Akdeniz Bölge Başkanı Orhan Güngörür ise kayıt dışı faaliyetlere karşı yaptıkları çalışmaları anlattı.  Güngörür konuyla ilgili şunları kaydetti: “Sağlık turizmi özellikle Antalya’da çok yüksek potansiyele sahip. Ancak bu alanın planlı ve kurallı ilerlemesi de çok önemli. Biz bunun için elimizden çabayı gösteriyoruz. Merdiven altı saç ekimlerinin önünü kesmeye çalışıyoruz. Sağlık Bakanlığı ile görüşerek saç ekimi, dermatoloji, diş gibi alanlarda gözlemlediğimiz, kayıt dışı oluşumlar nedeniyle ortaya çıkan sorunları ilettik. Sağlık sektörü olarak hazırladığımız raporlarla kamuyu doğru bilgilendirmek birinci amacımız. Nisan ayında hazırlanan sağlık turizmi ile ilgili teşvikler, hedeflerimize ulaşmamıza katkıda bulunacak.”

 
Bu haber 162 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum