Müze konseptli kütüphane

Kitap tutkunlarının yeni adresiKepez Belediyesi’nin Dokuma Park’ta eski trafo binasına kurduğu Cemil Meriç Kütüphanesi oldu. Kütüphane, kitapseverlere tarihin içinde sıcak, samimi bir ortamda okuma deneyimi sunuyor.

Müze konseptli kütüphane
04 Ağustos 2022 - 17:11
24 SAAT BİLGİ AKIŞI
Müze konseptiyle de Antalya’ya zenginlik katan Cemil Meriç Kütüphanesinde, Mehmet Akif Ersoy’un İstiklal Marşı’nın ilk kez yayımlandığı tarihteki gazeteyi ve Karl Marks’ın 1933 basımı “DasKapita”i “Sermaye”ismiyle Türkçe yayımlanmış kitabını,Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927 basımı Osmanlıca Nutuk’unu görmek mümkün. Cemil Meriç Kütüphanesi sadece kitapların, edebiyatın tarihini değil döneminde kütüphane binasının zamanında 24 saat çalışan bir trafo binası olması nedeniyle şimdilerde ise 24 saat bilgi veren bir yer olarak yaşıyor.

ESKİYİ BOZMUYOR GELECEĞE TAŞIYOR
Bu kütüphanede sadece kitap okuyup araştırma yapmakla kalmıyor, tarihte yolculukta yapıyorsunuz. Kepez Belediyesi Kütüphaneler Koordinatörü Oğuzhan Ceylan, kütüphanenin kuruluş sürecinden tutunda özel kitap seçkilerini ve binanın tarihsel sürecini anlattı. Ceylan, “Burası kütüphane olduğu gibi müze konseptine de sahip bir yer. Özel seçki kitapları sergiliyoruz. Bu kütüphane geleceğe bir şeyler taşıma kaygısı güdülerek yapıldı. Başkanımız Sayın Hakan Tütüncü’de her zaman söyler; ‘yılların biriktirdiği yaşanmışlıkları koruyarak, üzerine hatıra sinmiş her şeyi muhafaza ederek yepyeni hikayeler yazıp geleceğe taşımak istiyoruz” dedi.

Kitap tutkunlarının yeni adresi, Kepez Belediyesi’nin Dokuma Park’ta eski trafo binasına kurduğu Cemil Meriç Kütüphanesi, kitapseverlere tarihin içinde sıcak samimi bir ortamda okuma deneyimi sunuyor.
Oğuzhan Ceylan, “Burası kütüphane olduğu gibi müze konseptine de sahip bir yer. Sergilediğimiz eserler bakımından incelediğimizde özel seçkileri okuyuculara sunuyoruz. Mesela, Marks’ın günümüzde Almanca ismiyle bildiğimiz “DasKapital”i1933 yılındaki “Sermaye” adıyla Türkçe ismiyle görmek mümkün. Hemen yanında Cenap Şahabettin’in ‘Evrakı Eyyam’adlı eseri Rumi takvime göre tarihlendirilmiş 1331 yılında basılmış eseri bulunuyor. Yine ‘Notre Dame'ın Kamburu’ Paris’te basılmış,basım tarihi yazılmasa da kitabı incelediğimizde 1831 ya da 1833 basımı olan Fransız diliyle yazılmış halini görüyoruz. ‘Notre Dame'ın Kamburu’ kitabının üstünde ilk sayfada bir tarih var;25.3.1926 bu okurun kitabı okumaya başladığı tarih. En son sayfaya bakıyorsunuz, okurun kitabı bitirdiği tarih var. kitabı bir buçuk yılda bitirmiş” diye anlattı.

ANTALYA LİSELİ ÖĞRENCİLERDEN TANPINAR’A MEKTUP
Kütüphaneyi gezerken duvarında Mehmet Akif Ersoy’un “Sebîlürreşâd” adlı gazeteyle karşılaşıyorsunuz.  Sebîlürreşâd’ın özelliği ise, kamuoyuna İstiklal Marşı’nın varlığını ilk kez bu sayısı ile öğrendiği biliniyor.17 Şubat 1337 yılında yayımlanan gazetede “Kahraman ordumuza” ithafı ile başlıyor.Gezmeye devam ediyoruz ve hemen yanında duvarda; Antalya Lisesi’nden Ahmet Tanpınar’a gönderilmiş öğrenci mektupları var. Oğuzhan Ceylan bu sırada bize mektupların hikayelerini anlatıyor. Mektuplarda Ceylan’ın en çok dikkatini çeken şey, yazanların ‘üslubu’ olduğuna dikkat çekiyor. “Sayın bay Ahmet Hamdi Tanpınar” diye başlayan mektupta, öğrenciler, “Sizin Beş Şehir ve Huzur adlı eserinizi Antalya’da bulamadım.Mümkünse gönderin parasını postalarım” diyor. Ceylan, “Tanpınar’ın Antalyalı Genç Kıza Mektup’u vardır. Tanpınar, bu meşhur mektubunda ‘ben aslından bu mektubu çocukluğuma gönderiyorum’ der. Antalya’yı över. Hatta derki;‘Antalya, edebiyattan başka hiçbir şey yapamayacağıma karar verdiğim şehirdir’ der. Çünkü hayatının belli bir dönemini Antalya Lisesinde öğrenci olarak geçirir, Antalya onun için çok önemlidir” ifadeleriyle mektupların hikayelerini bize aktarıyor. 
“ORİJİNAL DİLİNDEN KİTABI OKUMA İMKANI SUNUYOR”
Ceylan kütüphanenin açıldığı günden bu yana 450 bin kişiye kapılarını açtığını,  sabah ilk açıldığı saatlerinden itibaren boş yer bulmanın zorlaştığını aktarıyor. Öğrencilerin grup halinde ya da tek başına çalışabilecekleri alanlar olduğunu belirterek, “130 bin kitap şu anda kataloğa girdi. Bu kütüphane, kitapları orijinal dilinden okuma imkanı da sağlıyor. Ömer Hayyam’ın‘Rubailerini’ orijinal dilinden okuyabiliyorsunuz ya da Shakespeare.Birçok dilde kitaba erişebiliyorlar. Kütüphanemizin gayesi Antalya’mızın kültürel hayatına, bilimsel araştırmalara katkı sunmak. Her görüşten kitapları bulabilirsiniz. Cemal Süreya’dan Yaşar Kemal’e, Tanpınar’a , Necip Fazıl’a. Hepsi Bu toprakların yetiştirdiği insanlar”

KULLANICI DOSTU SİSTEM
Cemil Meriç Kütüphanesi kullanıcı dostu bir sistem üzerine kurulduğunu belirten Ceylan, kitap arayanların bulamadıklarında bilgisayar sisteminde kendileri kitabı aratıp kitabın hangi yerde rafta olduğuna dair bir bilgi fişi veriyor. Ceylan, “Kitabı el yordamıyla da bulabilirsiniz. Ama zaman kaybı olur. Bizim kurduğumuz sistemde cihaza bilgileri giriyorsunuz, kitabınızı aratıyorsunuz. Size hangi rafta, nerede olduğuna dair bir bilgi fişi veriyor. Kendinizde gidip bulabilirsiniz. Bulamadıysanız görevli arkadaşlara veriyorsunuz onlar buluyor” diye aktardı.
Kütüphane’nin aşağı katına iniyorsunuz ve orda da ayrı bir kitap dünyası kurulmuş. Kepez Belediye Başkanı Hakan Tütüncü’nün bağışları da dikkat çekiyor. Bir çoğu spesifik konularda kaleme alınmış araştırma kitabı. Ceylan şöyle ifade ediyor; “Kullanıcılar burayı gördükten sonra ‘burası buz dağının görünmeyen yüzü’ diyorlar. Burası yüzde 80 bağışçıların verdiği kitaplardan oluşuyor ve özel seçkiler var. Üst kattakilerin tamamı belediyenin satın aldığı kitaplar” dedi. Bağışçıların bağışladığı kitapların ilk sayfasını açtığınızda kitabı kimin bağışladığını dair bilgi basılmış. Böylelikle bu sistemi görenlerin de kitap bağışlamak istediğini anlatan Ceylan. “Bu durumun kitap bağışına da teşvik ediyor. Kitapta kaç yılında bağışlamış ayın kaçında bağışlamış. Hepsi yazıyor. Kullanıcılar bunu gördüğü zaman ‘bende bağışlayayım’ diyor. Bir hatıra gibi düşünüyor. Kullanıcılar soruyor ‘ben de kitap bağışlasam senim ismimi de yazar mısınız” diye” dedi

AKDENİZ’İN EN BÜYÜĞÜ
Ceylan kütüphaneyi seçkileri bakımından incelediğimizde Akdeniz’in en büyük kütüphanesi olarak niteliyor. “Araştırmacı buraya geldiğinde,ilahiyat dediğiniz zaman insanların aklına sadece belli başlı şeyler gelebilir ama dini ilgilendiren teoloji ile ilgili birçok kitabı bulabilir. Bir çok dinle ilgili araştırma kitaplarını bulabilirsiniz. İslam araştırmaları koleksiyonumuzun zenginliğinin yanı sıra, diğer dinler ile ilgili kitaplarda rahatlıkla bulunabilir bizim kütüphanemizde.” diye kaydetti.
Aynı zamanda tarihi görüyoruz demiştik. Alt katta yürürken camlı kanallar üzerinde yürüyorsunuz. Ceylan bunları şöyle anlatıyor: “Bu alan eksiden pamuklu dokuma iplik sanayinin tüm elektriğini dağıtan elektrik trafosu olarak inşa edilmiş. O dönemde 24 saat elektrik dağıtıyor. Bizim burayı 24 saat açık tutmamızın esprisi de bu durum. Bu bina 24 saat çalışma esasına göre ayarlanmış. Şimdilerde ise kütüphane olarak bilgiyi 24 saat veren yer görevi görüyor. Bu gördüğünüz camla kaplı alanlar da elektriğin kabloların geçtiği alanlar. Bir metafor olarak gördüğümüz için bu alanları kapatmak yerine tarihi de insanlara sunuyoruz” dedi.
Antalyalıların Cemil Meriç Kütüphanesine güzel sahip çıktığını belirten Ceylan, “Geleceğe bir şeyler taşıma kaygısı güdülerek bu kütüphane yapıldı. Başkanımız Sayın Hakan Tütüncü hep derki; ‘yılların biriktirdiği yaşanmışlıkları koruyarak, üzerine hatıra sinmiş her şeyi muhafaza ederek yepyeni hikâyeler yazıp geleceğe taşıyoruz’. İfade etti. Başkanımız hakikaten kütüphanelere, kitaplara, bilgiye çok önem veriyor.Hatta kitap seçkileri ile bizatihi kendisi ilgileniyor.Bir bakmışsınız gecenin 3’ünde kütüphaneye gelmiş, raflardan kitapları almış kitap okuyor. Öte yandan Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde bulunan kütüphanelerimizin tasnif ve bağış biriminde bağışlanan kitapları tek tek inceliyor, bizlerle kitaplar üzerine sohbet ediyor. Zat-ı alileri ile çalışmak bu bakımdan çok değerli.
 Cemil Meriç Kütüphanesi’nin sosyal medyada da ilgi gördüğünü aktaran Oğuzhan Ceylan, “Kitapla ilgili olan ve İnstagramındadahi kitapla ilgili bir şey aratanın algoritmasına düşen bir kütüphane burası. Anlamda baktığımızda 19 Mayıs 2021 ve 19 Mayıs 2022 tarihleri arasında 1 milyondan fazla erişim sağlanmış. Haliyle sadece Antalya’da değil artık tüm Türkiye’de tanınan bir kütüphane haline geldik. Geçtiğimiz günlerde bir sosyal medya araştırmasında Türkiye’nin en nitelikli 12. Kütüphanesi olarak gösterildik.Halkımız teveccühü de çok yüksek, her geçen gün daha da artıyor” dedi.

GELENE REZERVE EDİLİYOR
Her geçen gün kütüphaneye talebin ‘kat ve kat artıyor’ diyen Ceylan “Hal böyle olunca gelen kullanıcı içerisi doluysa ‘geldiniz de boşsa oturuyorsunuz. Doluysa arkadaşlarımıza isminizi yazıyor. Online bir sistemimiz var. Kalkan kullanıcı ‘ben 65 numaralı masadan kalktım” diyor ve hemen o kalkan kişinin yerinibekleyen kullanıcıya rezerve ediyoruz. Online olarak bekleyen kullanıcıya bildiriyoruz. Ancak kullanıcı gelmesi gerekiyor. Gelip yer bulamadığınızda randevu ile yeri ayıra biliyorsunuz.

ANTALYA’NIN EN BÜYÜK KÜTÜPHANESİ GELİYOR
Cemil Meriç Kütüphanesi’nin artık çok talep olması nedeniyle 1 milyon kitap kapasiteli 2 bin kişiye hizmet edecek Antalya Kütüphanesi’nden söz eden Ceylan, “Sadece Antalya’ya değil Antalya dışına da hizmet edecek, nadir eserler sergisinden tutunda, konferans salonlarına kadar planlanan 9 bin metrekare büyüklüğünde Antalya’nın Gülveren Mahallesinde, Antalya Kütüphanesi yapıyoruz. Temeli atılan Antalya Kütüphanesi Cumhuriyetimizin 100’üncü yılı olan 29 Ekim 2023 tarihinde ilk okurumuzu alacağız. Biz kütüphanelerimizi hep önemli günlerde açtık. Cemil Meriç Kütüphanesini 19 Mayıs’ta açmıştık. Burhanettin Onat Çocuk Kütüphanesini 23 Nisan’da açmıştık” dedi.

Mühübe TAŞKIN
 
Bu haber 102 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • Filiz Y.E.
    1 hafta önce
    Çok güzel bir ortamda ilgi dyyulan her alanda okuma, araştırma yapabileceğim, sıcak ve huzurlu ortamıyla beni cezbeden bir ortam: "Cemik Meriç Kütüphanesi". Haberiniz ile bu ortamın hikayelerine de tanıklık ederek buranın baska bir yönünü de görmeme vesile oldunuz, cok teşekkür ederim. Emeginize sağlık