Nilay Küçükçınar

Nilay Küçükçınar


SAMİMİYET-SİZLEŞME

14 Aralık 2020 - 12:07

  Ne kadar samimiyiz? İş hayatımızda veya özel hayatlarımızda ne kadar samimi olabiliyoruz? Sorduğumuz soruların cevabını yazıya dökebilmek için kısa bir süreliğine yaşantımızın içinde cevaplar aradım. Üzülmesin diye sakladığımız gerçekler, öğrenildiği zaman o günkü verdiği mutluluktan daha büyük acılar daha fazla üzüntüler vermekteydi. Zaman her şeyin ilacıyken samimiyetin maalesef zehridir. Son kullanma tarihi geçmiş ilaç gibiydi zaman samimiyet için. Mezarı başında çok sevdiğimiz birine sevdiğimizi haykırmak gibiydi.
               
  Samimi olmak anlık kırgınlıklara neden olur. Yanlış gördüğünüz bir şeyi sıcağı sıcağına söylemek, belki sevdiklerinizin hayatında büyük dokunuşlara sebep olup hayat kurtarabilir. Size bununla ilgili bir hikaye, anı, roman anlatabilirdim. Ancak gerek duymuyorum. Zaten sizin samimiyetle ilgili bir çok hikayeniz vardır. Yazımıza burada bir virgül koyup hep birlikte böyle samimi davranamadığımız bir olayımızı düşünelim. Sonuçları ne oldu ne kadar doğru yaptım bunu tartalım.

               
  Köylerde genellikle yüzeysel ilişkilerden ziyade, samimi ilişkiler daha kuvvetli olduğunu daha sıcak, daha samimi olduğunu hep biliriz. Hep hayal ettiğimiz köy yaşamı birazda buradan gelmektedir. Acılar paylaşıldıkça, sevinçler aktarıldıkça artar deyimlerinin en güzel örnekleridir küçük köy ve kasabalar. Bir köy yerinde her şey açıktır. Beraber kazanılır beraber kaybedilir. Hatta eğlenceler bir gün ile sınırlı kalmaz. Üzüntüler ise çok uzatılmaz. Her şey hep birlikte yapılır.

               
  Şehir hayatının bizlere dayatmış olduğu sıkıcı ve monoton bir hayat mevcut. Herkes hayat telaşı içerisinde oradan oraya savruluyor. Savrulurken neyi kazanıp neyi kaybettiğimize bakmadan yaşamaya daha çok kazanmaya, daha çok yükselmeye çalışıyoruz. Herkesin dünya telaşı aynı konumdadır. İnsanoğlu kariyerini zirvede tamamlamak gayreti içerisindedir. Dünya telaşı içerisinde bol koşturmalı ve birazda samimiyetsiz işlere bulaştık. İş yerlerimizde bizim yaptığımız işleri sahiplenip üstlerine anlatacak o kadar çok insanlar var ki bunlar tarif edilemeyecek kadar samimiyetsizdirler. Peki biz bu dünya telaşının neresindeyiz?

               
  Hayatta ders almamız gereken bir çok konu var. Bu konuların başında samimi olmak geliyor. İnsan hayatı sadece kendinden ibaret olmayıp, çevresindeki insanlarla da bütünleşir. Büyüklerimiz bize sürekli söylediği deyimlerden birisi olan ‘arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ dir. Sadece kendimizin de samimi olması tabi ki de yetmiyor. Çevremizdeki insanların da bize karşı aynı hassasiyette olması gerekiyor. Böyle olamadıkları zaman bizim de zarar göreceğimizi düşünüp gerekirse bu ilişkileri sonlandırmamız gerektiğinde samimi olmayız. Yüzüne gülerken arkasından bin türlü beddua ile bu ilişkiler yürümez.

 

Bu yazı 10661 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum