Tolga Ülkün

Tolga Ülkün


AKLIMDA KALAN HİKÂYELER

05 Eylül 2021 - 11:58

            Jeologların edindiği kapsamlı ve geniş bilimsel kanıtlara dayanarak, Dünya'nın yaşının yaklaşık 4,54 milyar yıl olduğuna karar verilmiştir. 1960 yılında dünya nüfusu 3 milyar 031 milyon iken 2021 yılına gelindiğinde dünya nüfusu 7 milyar 892 milyon olmuştur.  50 yılda ortama 5 milyar nüfus artışı olmuştur. Bu insanların her biri akşam yataklarına yattığında sevinecekleri, istedikleri hayallerini kurduklarını düşünürsek bu yazının başlığına uygun birçok hikâye edinmiş olabiliriz. Edebi kitaplara baktığımız zaman bize; yaşanmış ya da yaşanması muhtemel olayların bir yazar tarafından okuyucuda heyecan, zevk uyandıracak şekilde kısaca anlatıldığı edebi metinlere hikâye ya da öykü denilmektedir gibi bir açıklama çıkmaktadır da burada yazar kim? veya herkes kendinin yazarı olabilir mi? Olay çevresinde oluşan edebi metinlerden birisi olan hikâyeler, sade bir olay örgüsüne dayanmakla beraber genellikle tek mekânda az sayıda kişiye yer verir ve özlü bir anlatım barındırır. Olayları kısa bir şekilde ele almasıyla birlikte öykülerin genellikle birkaç sayfadan oluştuğu söylenebilir. Benim aklında kalan hikâye ise birkaç paragraftan oluşmaktadır. Aslında sayfalarca yazarak kitaplardaki hikaye tanımını yerine getirmek istedim ama yerim dar J
            Biri Bir gün Bu öykü, çiftlikten çiftliğe, yarıştan yarışa koşarak atları terbiye etmeye çalışan gezgin bir at terbiyecisinin genç oğluna kadar uzanır. Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi hocası.. Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan 7 sayfalık bir kompozisyon yazdı. Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi. Ertesi gün hocasına sunduğu 7 sayfalık ödev, tam kalbinin sesiydi.. İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir “0” ve “Dersten sonra beni gör” uyarısı vardı. “Neden “0” aldım?” diye merakla sordu hocasına, çocuk.. “Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal” dedi, hocası.. “Paran yok. Gezginci bir aileden geliyorsun. Kaynağınız yok. At çiftliği kurmak büyük para gerektirir. Önce araziyi satın alman lazım. Damızlık hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman imkansız” ve ekledi: “Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm.” Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı. “Oğlum” dedi babası “Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim!.” Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü hocasına.. “Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin” dedi.. “Ben de hayallerimi..”
O orta 2 öğrencisi, bugün 200 dönümlük arazi üzerindeki 1000 metrekarelik evinde oturuyor. Yıllar önce yazdığı ödev şöminenin üzerinde çerçevelenmiş olarak asılı. Öykünün en can alıcı yanı şu: Aynı öğretmen, geçen yaz 30 öğrencisini bu çiftliğe kamp kurmaya getirdi. Çiftlikten ayrılırken eski öğrencisine “Bak” dedi, “Sana şimdi söyleyebilirim. Ben senin öğretmeninken, hayal hırsızıydım. O yıllarda öğrencilerimden pek çok hayal çaldım. Allah’ tan ki, sen, hayalinden vazgeçmeyecek kadar inatçıydın.”
Her insan kurduğu hayallerin peşinden gitmeli. 7 sayfadan bile oluşsa sizin şuan ki yaşam standartlarınızın çok üstünde bile olsa o hayal size aittir. Ve benim gözümde her hayal bir hikayedir. Oluşturduğunuz her hikayeyi gerçekleştireceğiniz nice güzel günleriniz olması dileğiyle. Hayal kurmaktan ve kurduğunuz hayali yaşamaktan korkmayın. Hayallerin en büyük düşmanı korkmaktır. Dünya üzerinde yaşayan 7 milyar insanın içerisinde hayallerine ulaşan kişi sayısının az olması kurduğumuz hayalleri gerçekleştirirken başarısızlıktan korkmamızdan kaynaklanmaktadır.
 

Bu yazı 157 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum