Tolga Ülkün

Tolga Ülkün


HAYATANLAŞILDIĞINIZDAGÜZELDİR

07 Kasım 2021 - 15:38

şinizçok stresli,hayatınızistediğiniz kadar güzel gitmiyor mu o zaman kendinizibiraz kitapdünyasına atınve yaşadığınızstresli hayattan uzaklaşın. İyi bir okurum diyemem. Çünkü çevremde elinden kitap düşmeyen insanların olduğunu gördükçe benim haftada okuduğum bir kitabın hiç de çok olmadığını görüyorum. Sürekli gazete ve makale okumak; mesleğimizle ilgili konuları araştırmak yaşadığımız hayatı grileştirebilir. Benim arada köşemde yaptığım gibi şiirlere hikâyelere yönelip kendimizi birazcık heyecanlandıralım.Şimdidüşlemeye başlayabiliriz. Kerpiçten yapılmış iki katlı küçük evin bahçesindeki veranda da oturmaktayım.Heryeryeşillik.Çevremçiçeklerde kaplı. Duvar kenarlarında çıkmış irili ufaklı kır çiçekleri. Kimisi mor,sarı,turuncu…ama içlerinde birisivar ki en köşeye saklanmış olmasına rağmen dikkatimi hep o çekiyor. Halbuki uzun yıllar önce tanışmıştık. Diğerleriyle kıyasladığımızzaman aslında pek bir farkıyok. Kim bilir beni ne ile kandırdı da sürekli dikkati üstüne çekiyor.Hava da hafifsoğukmu ne! İçeriye doğru yönelik ufak bir şal almak isterkendikkatimiçekenkitaba doğru yöneldim. Dikkatimi kerpiç evinduvarındansızansularçekti.Ama üşendimgidipbakmayauzaktansey- rettim sadece senin bana aldığın ki- tabi almayagiderken.Sizdede oluyor mu bilmiyorum ama eski ve sade evler daha çok hoşuma gidiyor. Bu evde yaşamayı neden tercih ettiğimi soranlara kendimi burada dinleyebil- diğimi söylemekten başka bir cümle kuramıyorum. Aslında kendimi tarif etmeminhiçbir anlamı olduğunudü- şünmediğim için basit bir cümle ile geçiştiriyorum.Kitabı almak içinelimi uzattığımda yıllar önce kendime yaz- dığımmektupelimegeldi.Mektubun ilk cümlesişimdikihayatımıdaözetler gibiydi. Yıllar önce söyle başlamışım sevgili kendime yazdığımmektuba;“ gel seninle sessiz kalalım.Zaten her- kes kendini konuşarak ifade ediyor. Biz susarak anlaşalım”. Mektup o kadar ilgimi çekti ki bir tarafı sökül- müş tam mutfağın karşısında kahve- rengi ile kreme çalan koltuğa oturup okumaya başladım. Kendimi halsiz hissettiğimiçin ayaklarımımeşe ağa- cından yaptığım ve üzerinde oyma yöntemi ile çizdiğim papatya figürlü sehpanın üzerine uzatıyorum. O sı- rada soltarafımdabulunantahtapen- cereminönündekimermeregüvercin konuyor.Birazbenimle sohbet etmek istiyor gibiydi.Yalnız onu önceden de tanırım. Benimle tek sohbeti karının aç olduğunu söylemekti. Benim soh- betimi mi beğenmiyor yoksa o da benim gibi sessiz konuşma taraftarı mı onuhiçbirzamanbilemedim.Tam dikkatimimektuba verecekken koltu- ğunarkasındabulunanyatay,kendin- den şömineli ve odanın tamamına dolanan bacalı sobaya attığım odun- ların çıkardığıçıtırtıyla irkildim. Ayak- landım. Sobanın üzerine çaydanlığı koyup kendime en güzelinden çay demlemek istedim. Bazen o sobanın yanında bulunan sallanan sandalyemin üzerine oturup kendimi çayla ödüllendiriyordum. Ancak bu sefer kendimi okuyarak ödüllendirmek is- tediğim için çayımı koyduktan sonra tekrar koltuğa doğru yönelirken ken- dime yazdığımmektubu bugün oku- mayacağımı anladıktan sonra üst kattabulunanyatak odamadoğruyö- neldim.Tahtamerdiveninkenarından tutunarak on bir basamaklı eskimiş merdivenlerden yukarıya çıktım. Çıkma amacım akşam yatmadan önce okuduğum kitabı almaktı. Neden yapıldığını bilmeden kullan- dığım yatak odamın beyaz kapısın- daki kuru kafayı itip açtım. Aslında yatak odalarında televizyon olayını pek sevmiyorum ama benim yatağı- mın karşısında bulunan televizyonda duraklatılmış Hayat Güzeldir (Life is Beatiful) filmini gördüm. Durdurulmuş ekrana bakarken filmin özeti geçiverdi aklımdan. Başkahramanımız hayat doluGuido’nun güzeller güzeli öğretmenDora’ya vurulurve tümengellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla ta- mamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir. Gü- lümsedim.Sizdegülümseyebilirsiniz. Bir düşünceyi, duyguyu ya da olayı sözle (konuşma)veya yazıyla ifade et- meye anlatımdenir.Her anlatımfarklı bir amaca yönelik olarak gerçekleşti- rilebilir; örneğin,bir bilgiyi aktarmak, bir olayı hikâye etmek ya da bir man- zarayı anlatmak farklı anlatım yön- temleri gerektirir. Öyküleyici Anlatım tekniğinde yazarın amacı,okuyucuyu bir olayiçinde yaşatmaktır.Öyküleyici Anlatım tekniğine hikâye etme de denir.Olay akışıvardır.Olaylar birbiri üzerine gelişir ve zaman durmadan geçer. Betimleme,sözcüklerle resim çizme işidir.Görme,dokunma,işitme, tatma ve koklamaduyularımız aracılı- ğıyla varlıklarınniteliklerini,buvarlık- ların duyularımız üzerinde uyandırdıklarıizlenimleribelirtmektir. Konuşma, hitap etme de ayrı bir me- ziyet isteyen bir durumdur. İkna ede- bilme yöntemleribuoluşturduğumuz yazıdizelerininhepsiilemevcuttur.Ki- misi konuşarak,kimisiyazarak (betim- leyerek,öyküleştirerek),kimisiçizerek anlatabilir kendini. Güzel anlaşıldığı- nız günlere.

Bu yazı 151 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum